GÜNCEL DUYURULAR
“Hasılat Esaslı Vergilendirme” Uygulaması ve Yeni Varlık Barışı Düzenlemesi.

 HASILAT ESASLI VERGİLENDİRME UYGULAMASI VE YENİ VARLIK BARIŞI DÜZENLEMESİ

 

 

Değerli Üyemiz,

 

7186 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunu 19 Temmuz 2019 Tarihli ve 30836 Sayılı Resmi Gazetenin 1. Mükerrerinde yayımlanmıştır.

 

Bilindiği üzere daha önce Hasılat Esaslı Vergilendirme(HEV) sistemi, 7104 sayılı Kanunun 12.maddesi ile 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunun(KDV) mülga 38. maddesi yeniden düzenleniştir. Daha sonra 38. maddesinde 7144 sayılı Kanun ve 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname(KHK) ile değişiklikler yapılmıştır. Ayrıca Kanunla verilen yetkiye dayanılarak konuyla ilgili 07/02/2019 tarihli 718 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı(CBK) yayımlanmıştır. 

HEV sistemi, 01/01/2019 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.

-Ticari kazancı işletme hesabı esasına göre tespit edilenler ile mesleki kazancı serbest meslek kazanç defterine göre tespit edilenlerden Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen sektör ve meslek grupları kapsamında yer alanlar, talep etmeleri halinde bu sistemden yararlanabilir.

-HEV usulüne geçen mükellefler, iki yıl(en az 24 ay) geçmedikçe bu usulden çıkamazlar.

-Cumhurbaşkanınca ilgili sektör veya meslek grubu için belirlenen oran esas alınacaktır.

-Belirlenen orana göre hesaplanan katma değer vergisi, indirilecek katma değer vergisi ile ilişkilendirmeksizin beyan edilerek ödenecektir.

-HEV sistemine geçenler, kazanç veya matrahın tespitinde ödedikleri katma değer vergisini işlemin mahiyetine göre gider veya maliyet, yaptıkları teslim ve hizmetler dolayısıyla hesapladıkları katma değer vergisini gelir olarak dikkate alacaklardır.

-Ayrıca Cumhurbaşkanı bilanço esasına göre defter tutan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerini, sektörler ve meslek grupları itibarıyla belirleyeceği yıllık iş hacimlerine göre hasılat esaslı vergilendirme usulü kapsamına almaya yetkilidir.

-HEV usulünden yalnızca Cumhurbaşkanı Kararı ile hasılat esaslı vergilendirme usulü kapsamına alınan sektör ve meslek gruplarında yer alan mükellefler yararlanabilir.

-HEV kapsamında vergilendirilmek isteyenler, bağlı oldukları vergi dairesine başvurarak bu usule geçmeyi talep etmeleri gerekmektedir.

-HEV kapsamında vergilendirilmeleri uygun görülenler, söz konusu bildirimin tebliğ edildiği tarihini kapsayan vergilendirme dönemini takip eden dönemden itibaren bu usule geçeceklerdir.

KDV Kanununda Yer Alan Hasılat Esaslı Vergilendirme (HEV) Yöntemi Esasları 6/2/2019 Tarihli ve 718 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile belirlenmiştir.

KDV açısından getirilen bu düzenlemeyi maddeler halinde özetlemek gerekirse;

-Yalnızca il sınırları içinde, 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamında belediyeler tarafından ruhsat verilen, toplu taşıma hatlarını kiralayan, toplu taşıma hizmetinin hizmet satın alma yollarıyla yerine getirilmesi halinde bu hizmeti sunan otobüs işletmelerinin (belediyelerin otobüs işletmeleri ile doğrudan veya dolaylı olarak sermayesinin %51 veya daha fazlası belediyelere ait şirketler hariç) otobüsle (sürücüsü dâhil en az on sekiz oturma yeri olan) yapmış oldukları toplu taşıma faaliyetinde bulunan mükellefler yararlanabilmektedir.

-Bu uygulamadan yararlanılabilmesi için toplu taşıma hizmetine ilişkin gelirlerinin tamamının elektronik ücret toplama sistemi aracılığıyla tahsil edilmesi gerekmektedir.

-KDV açısından yapılan toplu taşıma faaliyetlerine ilişkin hasılatlara uygulanacak vergi oranı hasılatın KDV dahil tutarı üzerinden %1,5 olarak belirlenmiştir.

-HEV kapsamında vergilendirilmeleri uygun görülenler, 4 nolu KDV beyannamesi vermeleri gerekmektedir.

-Mükelleflerin bu kapsamda vergilendirilebilmeleri için münhasıran toplu taşıma faaliyeti  ile iştigal etmeleri gerekmektedir. Bu faaliyetlerin yanında, kapsama girmeyen başka faaliyetleri de bulunan mükellefler bu uygulamadan faydalanamaz.

-HEV usulüne geçen mükelleflerin, hasılat esasına geçtikleri vergilendirme dönemi beyannamesinde yer alan devreden KDV tutarını indirim konusu yapma imkânını kaybedeceklerinden, bir önceki dönem sonraki döneme devreden KDV tutarını gelir/kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alabileceklerdir.

-HEV usulüne geçen mükelleflerin indirimli oran ve istisnai işlemlerden dolayı KDV indirim hakkı bulunmadığından iade hakkı doğuran işlemlere ilişkin iade talebinde bulunulması da söz konusu olmayacaktır.

Hasılat Esaslı Kazanç Tespiti(HEKT) Yöntemi

Hasılat esaslı kazanç tespiti, 7186 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mülga 113 üncü maddesi başlığıyla birlikte yeniden düzenlenmiştir. Bu yeni düzenlemeyi maddeler halinde özetlemek gerekirse;

1)Hasılat esaslı kazanç uygulamasından, şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan ve bu faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla elde eden gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri yararlanabilir.

2)Bu uygulamadan yararlanılması ihtiyari olup tercih edildiği takdirde iki yıl geçmedikçe bu usulden dönülmesi mümkün değildir.

3)Söz konusu faaliyetlerden elde edilen gayrisafi hasılatların (KDV dahil tutarın)%10’u bu faaliyetlere ilişkin vergiye tabi kazanç olarak esas alınacaktır.

4)Vergiye tabi kazancın bu suretle tespitinde ilgili faaliyete ilişkin giderler dikkate alınmayacak ve bu kazanca herhangi bir indirim veya istisna uygulanmayacaktır.

5)213 sayılı VUK’ un 353. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri uyarınca bir takvim yılı içinde iki kez ceza kesilen mükellefler, cezanın kesildiği ve takip eden iki takvim yılına ait kazançları için uygulamadan yararlanamaz.

6)Cumhurbaşkanı, %10 oranını iki katına kadar artırmaya, yarısına kadar indirmeye, kanuni oranına getirmeye yetkilidir.

7186 sayılı Kanunla ihdas edilen "Hasılat Esaslı Esaslı Kazanç Tespiti’’ yönteminden, şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan ve bu faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla elde eden Gelir/Kurumlar vergisi mükellefleri yararlanabilir. Bu düzenleme ile Gelir/Kurumlar vergisi matrahının tespiti kolaylaştırılmıştır.                                                                                                                             

YURT DIŞI VE YURTİÇİ VARLIKLARI İÇİN YENİ BİR VARLIK BARIŞI DÜZENLEMESİ

7186 sayılı Yasanın 2’nci maddesi ile Gelir Vergisi Kanunu’na eklenen geçici 90’ıncı madde ile varlık barışı konusunda yeni bir düzenleme yapılmıştır. Düzenlemenin esasları aşağıdaki gibidir.

 a) Yurtdışında bulunan varlıklar için varlık barışı

1)Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını,  maddedeki  hükümler  çerçevesinde,31/12/2019 tarihine kadar Türkiye’deki banka veya aracı kuruma bildiren gerçek ve tüzel kişiler, söz konusu varlıkları serbestçe tasarruf edebilirler.

2)Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak %1 oranında hesapladıkları vergiyi, bildirimi izleyen ayın on beşinci günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla bir beyanname ile bağlı bulunduğu vergi dairesine beyan eder ve aynı sürede öderler.

3)Söz  konusu  varlıklar,  yurt  dışında  bulunan  banka  veya  finansal  kurumlardan kullanılan ve 19.07.2019 tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan kredilerin en geç 31/12/2019 tarihine  kadar  kapatılmasında  kullanılabilir.  Bu  takdirde,  defter  kayıtlarından  düşülmesi  kaydıyla,  borcun  ödenmesinde  kullanılan  varlıklar  için Türkiye’ye getirilme şartı aranmaksızın bu madde hükümlerinden yararlanılır.

4)19.07.2019 tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan sermaye avanslarının, yurt dışında  bulunan  para,  altın,  döviz,  menkul  kıymet  ve  diğer  sermaye  piyasası  araçlarının bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce Türkiye’ye getirilmek suretiyle  karşılanmış olması hâlinde, söz konusu avansların defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla bu madde hükümlerinden yararlanılır.

5)213  sayılı  Vergi  Usul  Kanunu  uyarınca  defter  tutan  mükellefler,  bu  madde  kapsamında Türkiye’ye getirilen varlıklarını, dönem kazancının tespitinde dikkate  almaksızın  işletmelerine  dâhil  edebilecekleri  gibi  aynı  varlıkları  vergiye  tabi kazancın  ve  kurumlar için  dağıtılabilir  kazancın  tespitinde  dikkate  almaksızın işletmelerinden çekebilirler.

 b)Yurtiçinde bulunan varlıklar için varlık barışı

 1)Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar, 31/12/2019 tarihine  kadar  vergi dairelerine beyan edilir.

2)Beyan edilen söz konusu varlıklar, 31/12/2019 tarihine kadar, dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaksızın kanuni defterlere kaydedilebilir.

3)Bu takdirde, söz konusu varlıklar vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebilir.

4)Bu fıkra kapsamında beyan edilen taşınmazların ayni sermaye olarak konulmak  suretiyle işletme kayıtlarına alınması hâlinde, sermaye artırım kararının beyan tarihi itibarıyla alınmış olması ve söz konusu kararın beyan tarihini izleyen onuncu ayın sonuna  kadar ticaret siciline tescil edilmesi kaydıyla, bu madde hükümlerinden faydalanılabilir.

5)Vergi dairelerine beyan edilen varlıkların değeri üzerinden %1 oranında vergi tarh edilir ve bu vergi, tarhiyatın yapıldığı ayı izleyen ayın sonuna kadar ödenir.

c)Ortak hükümler

1)Madde kapsamında ödenen vergi, hiçbir suretle gider yazılamaz ve başka bir vergiden mahsup edilemez.

2)Türkiye’ye getirilen veya kanuni defterlere kaydedilen varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak kabul edilmez.

3)Madde kapsamında bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaz. Bu hükümden faydalanılabilmesi için bildirilen veya beyan edilen tutarlara ilişkin tarh edilen verginin vadesinde ödenmesi ve birinci fıkra uyarınca bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmesi veya Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi şarttır.

4)Cumhurbaşkanı, bu maddede yer alan süreleri, bitim tarihlerinden itibaren altı aya kadar uzatmaya yetkilidir.

5)Hazine ve Maliye Bakanlığı, madde kapsamına giren varlıkların Türkiye’ye getirilmesi, bildirim ve beyanı ile işletmeye dâhil edilmelerine ilişkin hususları, bildirim veya beyana esas değerlerin tespiti, bildirim ve beyanların şekli, içeriği ve ekleri ile yapılacağı yeri, maddenin uygulanmasında kullanılacak bilgi ve belgeler ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.

Bilginize sunar, çalışmalarınızda kolaylıklar dilerim.

 

      Ali YEDİAY

  KSMMM ODASI

      BAŞKANI

Etkinlik Tavimi
Advertorial